Ailemveben Online
ailemveben


Gökdelenler şehri:
New York

New Yorklular şehirlerine bayılıyor. Tiyatro, müze, galeri ve cafelerini seviyorlar. New York'ta her şeyi bulmanız mümkün. Sadece birkaç gün bile bu şehirde kalsanız, ona aşık olmanız kaçınılmaz.

Ünlü şarkıcı Frank Sinatra, bir şarkısında, New York'u hiç uyumayan şehir olarak anlatıyor. Şehrin ziyaretçileri kısa bir sürede gerçekten bu metropolde her an bir aktivitenin gerçekleştiğini keşferdiyor. Sekiz milyonu aşan nüfusu ile New York; her şeyi en üst seviyede içinde barındıran bir şehir. Manhatten'de dünyanın dört bir yanından gelen turistler gökdelen denizini hayranlıkla izliyor. Bunun dışında New York aynı zamanda çok farklı ırk ve dinlerin bir araya geldiği, dünyanın en önemli finans merkezlerinin ve Amerika'nın en büyük müzesinin de ev sahibi. Tabii Özgürlük Anıtı'nı da unutmamak gerekiyor.

Fransa'nın armağanı Özgürlük Anıtı

Milyonlarca insan onu görme arzusu içinde. 46 metre yüksekliğindeki anıt, 100 yılı aşkın bir süreden beri güzel 'Yeni Dünya'da özgür, şans ve başarının sembolü. Günümüzde her gün binlerce turist, anıtın başına çıkıp Manhatten'a kuşbakışı hakim olmak için uzun kuyruklarda bekliyor.

Manhatten her gün binlerce insanı çekiyor

New York'dan bahsedildiğinde genelde Manhatten adası kastedilir. Yaklaşık 1.5 milyon insan bu adada yaşıyor. Bir o kadarı da her gün çalışmak üzere adaya geliyor. Çoğu turist, adayı tatil boyunca terk etmiyor. Çünkü atraksiyonların çoğu burada gerçekleşiyor. Güneyde Wall Street bulunuyor. Onlarca banka bu borsa sokağını süslüyor. 1903 yılında inşa edilen 'New York Stock Exchange' (borsa binası) Wall Street'ten bakıldığında çok sade görünüyor. Asıl göz alıcı dış cephe Broad Street cephesine dönük tasarlanmış. Borsadaki hareketliliği canlı olarak izlemek isteyen turistler, bu meraklarını özel ziyaretçi galerilerinde giderebiliyor. Ancak bunun için sabahın erken saatlerinde sıraya girmek gerekiyor.

Ground Zero için yeni planlar

Wall Street yakınlarında ziyaretçiler büyük bir inşaat ile karşılaşır. Burası Ground Zero (sıfır noktası). 11 Eylül 2001'deki terör saldırısından önce burada World Trade Center'in ikiz kuleleri bulunuyordu. 1973 yılında inşaatları bittiğinde, 400 metreyi geçen bu kuleler uzun bir süre dünyanın en yüksek binalarıydı. New York bir yandan 11 Eylül'ün yaralarını sarmaya çalışırken, Daniel Liebeskind isminde ünlü bir mimar yeni binalar için planlarını sundu bile.


Bankacıların ve brokerların karmaşasından kurtulmak isteyenler dinlenmek için şehir merkezini seçebilir. New Yorkluların koşuya çıktığı, baseball oynadığı, bisiklete bindiği, paten kaydığı veya sadece kafasını dinlediği Central Park mükemmel bir dinlenme mekanı. 1873'de açılan devasa park, günümüzde hala şehrin en sevilen bölümü. Buna şaşmamak gerekir, birçok başka eğlence imkanının yanı sıra bu büyük alanda oyun parkları, tiyatro, bir buz pateni pisti ve bir hayvanat bahçesi bulunuyor. Yani eğlenmek için illa ki kapalı mekanlara gitmek gerekmiyor.

Zorlu müze seçimi

Central Park çevresindeki Fifth Avenue'da ziyaretçiler bir başka şaheseri keşfedebilir: Metropolitan Museum of Art. Burası 3,5 milyon eseri ile Amerika'nın en büyük müzesi. Sadece daimi koleksiyonları görebilmek için bile bol zaman ayırmak ve neredeyse haftalarca koridorlarda gezinmek gerekiyor. Dolayısıyla turistlere tablo koleksiyonu ile Asur, Mısır, Yunan - Roma ve Asya sanatları arasında epey zorlu bir seçim yapmak kalıyor.


Bu arada sanat ve kültür derken, sokak ve semtlerdeki yaşamı da unutmayın. China Town, Soho, Harlem ve Bronx'da bu şehirlerin ve insanlarının en değişik yüzlerini bulabilirsiniz. New York her geçen yıl daha fazla insanı boş yere kendine çekmiyor. Üstelik bu insanlar nereden gelirse gelsin, Frank Sinatra'nın bir şarkısına söylediklerine katılıyorlar: "If I can make it there, I'll make it anywhere", (Burada başarırsam, her yerde başarırım).

New York'a neden 'Big Apple' deniyor?

Jazz müziği ile uğraşan sanatçıların dilinde bu aynı zamanda 'büyük ikramiyeyi kazanmak' anlamına geliyor. 1920'li yıllarda 'Big Apple' New York'un takma ismi haline geldi, çünkü metropol bu sıralarda Jazz müziğinin merkezi sayılıyordu. 'Big Apple'da müzik yapmak aynı zamanda ağaçtaki en büyük elmayı kapmakla eş anlamlıydı. 70'li yıllardan beri 'Big Apple' New York'un ikinci resmi adı.

Portre
Gezi
Kariyer
Hayvanlar Alemi
Horoskop
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓
Arama


 
[ ö Ö ç Ç ı İ ğ Ğ ş Ş ü ]

 >  Yararlı linkler
 >  E-kart
 >  Site haritası
 Açılış sayfam yap
Aile Haberleri Yemek Tarifleri Yaşamın İçinden Kadına Özel Dekorasyon
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.