Ailemveben Online
ailemveben


Avrupa'nın merkezi: Berlin

Her kış Almanya'nın başkenti Berlin, soğuk manzarasını özellikle Aralık ayında sıcacık bir keyfe dönüştürmeyi başarıyor. Dünyanın en önemli tarihi eserleri ve en eski yapılarının yanı sıra muhteşem festivalleriyle tüm dünyayı sıcak bir kışa davet ediyor.

Bembeyaz kar taneleri Berlin'in üzerini örtmeye başladığında, gün boyunca meydanlardan yükselen canlı klasik müzik ve opera konserlerini duyan herkes, bu eşsiz şölene katılmaya can atıyor. Bu yüzden Aralık ayında şehir dışından ve uzak ülkelerden onbinlerce turist bu keyfe ortak olabilmek için şehre akın ediyor. Kültür festivalinin yanı sıra yarışmalar, geçit törenleri ve noel kutlamalarıyla geçmesi planlanan Aralık ayına Berlinliler ayrı bir titizlik gösteriyor. Her yıl Aralık kutlamaları Berlin'in sembolü olmuş tarihi Brandenburg kapısından bütün dünyaya canlı olarak yayınlanan yılbaşı şöleniyle gerçekleşiyor.

Tarihin merkezi

Elbette Berlin'e giden herkes sadece gösterişli festival ve şölenlerle yetinmiyor. Berlin Duvarı'nın kalıntılarını ve dünyanın en değerli müzelerini yakından görme fırsatını elde edenler, bu büyük kentte tarihe dair en değerli hazineleri bulabiliyor.

Zengin Anadolu medeniyetlerinden gizemli Mısır hanedanlıklarına ve Roma imparatorluğu'ndan henüz insanların yaşamadığı çağlara kadar dünyaca ünlü tarihi eserleri sadece Berlin'de bir arada görebilirsiniz. Sayısız bilim adamı arasından Almanya'dan pek çok arkeolog, bundan bir asır önce dünyaya açılarak tüm çağları ve medeniyetleri araştırmaya ağırlık vermiş. Ancak buldukları en değerli hazineleri ve paha biçilmez kalıntıları, daha iyi korunabilmeleri adına Berlin'e getirmişler. Bir yandan bunun iyi bir fikir olup olmadığı tartışıla dursun, kentin yarım asırdır sahip olduğu şöhrete ve zenginliğe bakacak olursak, Berlin adeta dünya tarihinin merkezini oluşturuyor. Bu şehirde birbirinden özel 150'yi aşkın müzenin yanı sıra, sayısız galerilere neredeyse her ay yeni bir tanesi daha ekleniyor. Orijinal eserlerin arasında örneğin Kraliçe Nefertiti'nin Mısır Müzesi'nde yer alan büstü, Pergamon Müzesi'ne Bergama'dan götürülen Zeus'un sunağı ve Naturkunde Müzesi'nde 23 m uzunluğu, 12 m yüksekliği ile dünyada kurulu en büyük dinozor (Brachiosaurus) iskeleti her gün yüzlerce ziyaretçiye boy gösteriyor.

Kentin gözdesi eski kütüphane

En ileri medeniyetlere asırlar boyunca hükmetmiş güçlerin geride bıraktıkları, buraya gelen genç öğrencilerin ilhamını ve turistlerin heyecanını artırıyor. Kraliyet döneminden kalma yapılar dahil olmak üzere neredeyse her tarihi bina, savaştan sonra kendi akımına uygun restore edilmiş. Odalarını üniversiteye açan şehrin batı yakasındaki eski kütüphane, savaştan sonra iç döşemeleri modernleştirilmiş olsa da, 1780 yılından kalma barok akımının Berlin'deki en gözde eseri.

Utanç duvarının sonu

İkinci dünya savaşının sonunda Avrupa'nın kalbi olarak bilinen Berlin, yarısına kadar işgal edilmişti. Yıllar geçtikçe gelişen Batı Almanya, Doğu Berlin'de kalanlar için daha cazip görünmeye başladı. Göçü önleyemeyen Doğu yönetimi ise çareyi sınıra bir duvar örmekte buldu. Ancak tam 15 yıl önce Sovyetler'in dağılmasına işaret eden duvarın kaldırılması sırasında, 7'den 70'e neredeyse her Berlinli, büyük şölenlerle bu yıkıma katıldı. Orta yaşın üzerindeki Berlinliler'in birçogu, kendi emekleriyle kırdıkları duvarın bir parçasını evlerinde saklıyor. Bugün Berlin yine Almanya'nın başkenti ve Avrupa'nın kalbi. Ayrıca tarihi eserlerine, bir de duvarın renkli kalıntıları eklendi. Pek çok galeri ve müzede rastlayabileceğiniz bu kalıntıların her bir parçası adeta antika değerinde. Ancak küçük parçalarını satın almak isterseniz, beraberinde size bir de sertifika veriyorlar. Yanında verilen broşürde ise duvarın insanlardan çektiğini ve insanların da bu duvardan çektiklerini görebiliyorsunuz.

Ferah bir şehir

Üç buçuk milyon nüfuslu Berlin metropolünde hayat çok hızlı akıyor. Yüzde 10 olan yabancı nüfusunun yarısı, gurbetçi Türk vatandaşlarından meydana geliyor. Türk kökenli Almanlar'ın da sayısı az değil. Bu yüzden alışveriş merkezlerinde ve parklarda aralarında şiveli bir Türkçe'yle konuşanlara sık sık rastlamak mümkün. Kış gelir gelmez, pek çok etkinlik şehri adeta tekrar ısıtmaya başlıyor. Sokaklarının diğer Avrupa şehirlerine göre daha geniş olmasının sebebi savaş tahribatı. İkinci dünya savaşında 'taş taş üstünde kalmayan'Berlin, bilinçli bir altyapı ve rahat bir ulaşım kolaylığına göre tekrar inşa edilmiş. Çocukların da oynayabileceği 2500'ün üzerindeki geniş park ve bahçeleri, insanı rahatlatıyor. Tren garından Brandenburg kapısına kadar uzanan hayvanat bahçesi, yeşillikleri ve hayvanların çeşitliliğiyle adeta bir cennet bahçesi. Çocuklarınız güven içinde oynarken, siz de Berlin Turu'nu nasıl yapacağınıza karar verebilirsiniz.

Şehir içini gezerken

Almanya'nın başkentini değişik yöntemlerle keşfetmeniz mümkün. Berlin'de pek çok turizm ajansının günübirlik turlarına katılabilirsiniz. İster çift katlı belediye otobüslerinin, isterseniz tarihi tramvayın keyfini çıkarın. Ayrıca kolaylıkla kiralayabileceğiniz bir bisikletle, sokak aralarında kalan tarihi dokuya ulaşabilirsiniz. Hatta göl etrafındaki müzeleri ve fuarları gezmek için Berlin manzarasında vapur sefası, inanılmaz dinlendirici olabiliyor. Vapurdan iner inmez, bu ay her meydanda yükselen ve en seçkin bira üreticilerinin sponsor olduğu festival çadırlarında kendinize çok hesaplı bir ziyafet çekebilirsiniz.

Manzaralı yemekler

Leziz sosisler sizi endişelendirmesin, ne de olsa Berlin'de domuz eti yemeyenlerin sayısı o kadar çok ki, tavuk, dana, koyun ve inek etinden harika sofralara rahatlıkla eşlik edebilirsiniz. Eğer sessizlik arıyor ve 'Berlin'i kuşbakışı ayaklarımın altında istiyorum' diyorsanız, 1969 yılında tamamlanan televizyon kulesinde bir akşam yemeğine ne dersiniz? Şehir merkezinin tam ortasına 365 m yüksekliğinde bir kulenin dikilmiş olması elbette biraz tuhaf, ne de olsa yüksek yapılar, Avrupa'da şehir merkezinin dışına inşa edilir. Doğu hükümetinden kalma televizyon kulesinin üstündeki geniş bölüm, yedi kattan meydana geliyor. Seyirci trafiğine açık olan sadece iki kat bulunuyor. İlk kattan hafif rüzgarlı Berlin'i kuşbakışı seyredebileceğiniz gibi, ikinci katta bulunan Telecafe'de, cam kenarına oturup aynı zamanda nefis yemekler yiyebiliyorsunuz. Dikkatinizi manzaradan ve enfes yemeklerden bir an için ayırdığınızda, Telecafe'nin kendi ekseni etrafında dönerek yarım saatte bir turunu tamamladığını fark edersiniz. Bu sayede masanızdan kalkmadan bütün Berlin'i afiyetle ve keyifle seyredebilirsiniz.

Ulaşım ve konaklama:

THY - 0212 663 64 00 / Lufthansa - 0212 663 64 00

** Hotel Alexander Wieland
1 kişi 40 - 75 Euro
2 kişi 55 - 95 Euro
Wielandstraße 15, 10629 Berlin
(Berlin - Charlottenburg)
Noel için: 50 Euro / 70 Euro

*** Hotel Abendstern
1 kişi 35 – 80 Euro
2 kişi 55 – 130 Euro
Stuttgarter Platz 8, 10627 Berlin
(Berlin - Charlottenburg)
Noel için: 39 Euro / 59 Euro

**** Albergo Hotel Berlin
1 kişi 71 - 108 Euro
2 kişi 79 - 115 Euro
Dorfstraße 20, 12529 Berlin
(Berlin-Treptow)

Portre
Gezi
Kariyer
Hayvanlar Alemi
Horoskop
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓
Arama


 
[ ö Ö ç Ç ı İ ğ Ğ ş Ş ü ]

 >  Yararlı linkler
 >  E-kart
 >  Site haritası
 Açılış sayfam yap
Aile Haberleri Yemek Tarifleri Yaşamın İçinden Kadına Özel Dekorasyon
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.